Loading...

Kanser Nedir ? Kanserden Korunmak - Kemoterapi nedir ? Kemoterapi ve Halsizlik - Yan Etkileri ve Tedavisi - Kanser ve Kemoterapiyle ile ilgili Merak Edilenler - Alternatif Tıp - Bitkisel Çözümler - Şifalı Bitkiler


internet kitapçınız kitapyurdu.com'dan binlerce kitaba ulaşabilirsiniz.



Hoşgeldiniz !...
Sevgili Okurlar ; Öncelikle Bloguma Hoşgeldiniz.

Blogumu ziyaret ettiğinize göre sizde diğer birçok insan gibi Kanser ve Kemoterapi üzerine bilgi almak için internette araştırma yapıyor olmalısınız. Yazıma tam olarak başlamadan önce sizlere Kısa Bir Hatırlatma yapmak istiyorum : En Doğru Bilgi Muhakkak Doktorunuzdan Alacağınız Bilgidir !! O yüzden Muhakkak Doktorunuza Danışmalısınız ! Unutmamak Gerekir ki ; Her Hastaya Aynı ilaç ve Tedavi Şekilleri Uygulanmıyor !.. Hastanın ; Bünyesine , Yaşına , Hastalığın Çeşidi ve Derecesine Göre Farklı Farklı Tedavi Seçenekleri uygulanmaktadır. Muhakkak Hekime Danışınız !...

Kısa Hatırlatmamı yaptıktan sonra yazıma kaldığım yerden devam edebilirim sanırım... Benim Annem' de bir Kanser Hastası. Hastalığını ilk öğrendiğimizde bizde şok olmuş ve çok üzülmüştük. Fakat Bu Hastalık Kul' dan Değil Allah' tan Deyip, derhal Prof.Doktorumuzun önderliğinde annemin tedavilerini başlattık. Bizde bu arada nelerle karşılaşacağımızı ve neler yapabileceğimizi, bize ön bilgi olması açısından merak ettiğimiz bir çok şeyi azda olsa öğrenebilmek için internette sizler gibi araştırma yapıyorduk.

Bilgi amaçlı internet' te araştırma yaparken ; Aradığım bilgileri neden tek bir sitede bulamıyorum diye düşünmüştüm. Bilgileri hep parça parça ve başka başka yerlerden öğrenebiliyorduk. Buda beni üzmüş ve biraz uğraştırmıştı. Daha sonraları bende bir blog hazırlamayı düşündüm ve ilk önce muzdarip olduğum konuyla işe başlamak istedim. İlk Akla gelen soruları cevaplayabilecek ve merak edilen , istenilen ön bilgiyi verebilecek bir blog hazırlamaya çalıştım.

Annem Rektum Kanseri. Hastalığın Tanısı konulduktan sonra Ameliyat öncesi 5 Kemoterapi ve Radyoterapi gördükten sonra Geçici İLEOSTOMİ yapılarak Cerrahi Tedavi uygulandı. Şu an ise Adjuvan Tedavinin devamı olarak Ayda 2 kez ( 15 gün ara ile ) Kemoterapi tedavisi görüyor. Görmüş olduğu tedavinin vermiş olduğu yan etkilerden özellikle Yorgunluk , Aşırı Halsizlik ve Ağzında oluşan yaralar yüzünden bizde bu hastalığı yaşayan herkes gibi zor günler geçiriyoruz.. Bu günlerde geçecek inşallah ve bu hastalığı önce Allah' ın izniyle daha sonrada Mutlu , Umutlu ve Sevgi Dolu Aile ortamımızla birlikte YENECEĞİZ ... Buna bütün Kalbimizle İNANIYORUZ.

Umarım hazırlamış olduğum bu Blog sizede faydalı olabilir ve aradığınız sorulara bir nebzede olsa cevap bulabilirsiniz... Hiçbir Zaman umudunuzu yitirmeyin. Bana göre ; özellikle bu Hastalıkta en büyük ilaçlardan biriside MORAL ...
Moralinizi Yüksek Tutun...

Son zamanlarda yapılan açıklamalarda Kanserin yenilebilecek bir hastalık olduğu vurgusu oldukça çoğalmakta !
KANSER ARTIK AMANSIZ BİR HASTALIK DEĞİL !...

Yakında Bloguma Kanser Çeşitleri ve Tedavi Yöntemleriyle ilgili daha fazla Bilgiler Bulabileceğiniz Yeni Sayfalar Eklemeyi Düşündüğümü Belirtmek isterim...

Şimdilik Hoşçakalın...
Herşey Gönlünüzce olsun... Sağlıcakla ve Sevdiklerinizle Kalın..





KANSER NEDİR ?

Kanser vücut hücrelerinin kontrolsüz bir şekide üremeleri ile meydana gelen bir hastalıktır. Hücreler henüz tam bilinmeyen bir nedenle, kontrolsüz olarak bölünmeye başlarlar. Bu yüzden bedende hızlı hücre çoğalmasından oluşan kötü urlar oluşur ve bunlara Kanser denir.

Kanser oluştuğu dokuya bağlı olarak yüzden fazla çeşidi olan bir hastalık grubudur. Kanserler tümörlerin ilk olarak başladıkları organa bağlı olarak sınıflandırılırlar. Örneğin ilk olarak akciğerde oluşan kansere Akciğer Kanseri denir.
Kanser hücreleri civarlarındaki dokulara ulaşarak, kan ve lenf sistemi yoluyla ile vücudun diğer taraflarına yayılırlar. Buna metastaz denir. Metastaz yapan kanserlerin tedavisi genel olarak daha zordur. Erken teşhis edilebildiği takdirde kanser tamamen tedavi edilebilir bir hastalıktır.

KANSERİN SEBEBİ NEDİR ?

Çevresel ve içsel nedenler olarak ikiye ayrılabilir. Çevresel nedenler (kimyasal, radyasyon, virüsler gibi) ve içsel nedenler (hormonal, bağışıklık bozuklukları, kalıtsal mutasyonlar ve diğer genetik nedenler gibi) birlikte veya ardışık olarak hücreleri etkileyerek uzun yıllar içinde kansere yol açabilirler.

HANGİ ORGANLARDA KANSER OLUR ?

Kanser tek bir hastalık olmayıp, vücuttaki tüm doku ve organlarda kanser gelişebilir.
İyi huylu ve kötü huylu tümör ne demektir ? İyi huylu tümörler kanser değildir. Başka bölgelere yayılmazlar. Tamamen çıkartıldığı zaman genellikle tekrarlamazlar. Kötü huylu tümörler ya da kanser ise komşu organ ve dokulara yayıldığı gibi, lenf ve kan yoluyla uzak organlara da yayılır. Uzak organlardaki yayılımına metastaz (yayılma) denir.

KANSERDEN KORUNMAK İÇİN... Tüm kanser türleri birlikte değerlendirildiğinde erişkin kanserlerinde % 60, çocuk kanserlerinde ise % 77 oranında iyileşme mümkündür. Ancak hastalığın cinsi, yaygınlığı, uygulanan tedavi gibi bazı faktörler tedavi şansını doğrudan etkiler.
Kanserlerin organlar içinde Akciğer, deri, dil, dudak, gırtlak, mide, kalınbağırsak, kan, mesane, meme, ve prostatta daha fazla görüldüğü söylenebilir Kanserden korunmanın iki yolu vardır: Kanser yapan etkenlerden kaçınma (sigara, fazla yağ tüketimi, zararlı ışınlar, kimyasal Maddeler vb.)

ERKEN TEŞHİS Kanser ne kadar erken teşhis edilirse, tedavisi de o düzeyde başarılı olur. Kanserin belirtilerinden herhangi biri görüldüğünde hemen (hiç gecikmeden) bir doktora başvurmak hayat kurtarabilir. Biraz gecikmek bir hayata mal olabilir.

KANSERDE ERKEN TANI
Tedavi şansını artırır
Tedaviyi kolaylaştırır
Tedavi giderlerini azaltır
Doku ve organ kaybını önler
Sakatlık bırakmaz KANSERDE ERKEN TANI HAYAT KURTARIR

KANSERİN EN SIK GÖRÜLDÜĞÜ YERLER

Kadınlarda en çok meme, rahim ve kalın barsak kanseri; erkeklerde ise en çok akciğer, prostat, mide ve kalınbarsak kanserleri görülmektedir. Akciğer kanseri büyük ölçüde sigara kullanımı ile ilişkilidir.
Kanserin görüldüğü yerler aşağıda gösterildiği şekilde de yüzdelenebilir:

- Beyin ve omurilik %1
- Cilt %10
- Genital bölgeler : erkeklerde %20, kadınlarda % 8
- Meme %14
- Sindirim sistemi %25
- Solunum yolları, erkeklerde %2, kadınlarda %3
- Karaciğer ve safra kesesi %3
- Diğer organlar %8

KANSERİN ERKEN BELİRTİLERİ

• Vücudun herhangi bir yerinde bir tümör (Vücudun herhangi bir yerinde görülen ve ele gelen şişlik veya sertlikler)
• Ses kısıklığı veya belirli bir sebebi olmayan öksürük, geçmeyen öksürük
• Göğüs ağrısı
• Yutma güçlüğü ve hazım bozuklukları
• Kol ve omuz ağrısı - Kemik ağrısı
• Kilo kaybı, ani zayıflama veya iştahsızlık
• Başağrısı
• Sarılık
• İyileşmeyen yaralar
• Dışkılama alışkanlıklarında değişiklik (İshal veya kabızlık)
• Vücut deliklerinden kan veya Anormal Sıvı gelmesi (Makat veya rahimden gelen anormal kanama veya akıntılar)
• Ben ve siğillerde görülen anormal değişmeler, koyulaşma. - Bu belirtilerden herhangi biri veya birkaçı, iki haftadan fazla devam ederse ve Ailede kanserli hasta varsa, hemen kanser konusunda uzman bir hekime başvurmak gerekir.

KANSER TARAMA ÇEŞİTLERİ ÖZEL KANSER TARAMASI - KADIN

Muayene
Akciğer Grafisi
Abdominal Ultrasonografi
Meme Ultrasonografisi
TİT (Tam İdrar Tetkiki)
CBC (Tam Kan Tetkiki)
CEA (Karsiyoembriyojenik Antijen)
Ca 15-13
Vaginal Smear
Ca 125
Gastroskopi veya Rektoskopi
Dışkıda Gizli Kan Testi
HbsAg
HCV

ÖZEL KANSER TARAMASI - ERKEK

Muayene
Akciğer Grafisi
Abdominal Ultrasonografi
CBC (Tam Kan Tetkiki)
TİT (Tam İdrar Tetkiki)
CEA (Karsiyoembriyojenik Antijen)
PSA (Prostat Spesifik Antijen)
PAP (Prostatik Asit Fosfataz)
Gastroskopi veya Rektoskopi
Dışkıda Gizli Kan Testi
HbsAg
HCV
İLERİ KANSER TARAMASI BİYOPSİ
CT
MR
PET

Bir şişlik veya anormal dokunun kanser olup olmadığının doğru bir şekilde anlaşılması için tek yol biyopsidir. Cerrah tarafından kitleden alınan parça mikroskop altında patolog tarafından değerlendirilir. Eğer biyopsi Pozitif ise, alınan kitle veya anormal doku kanser hücresi ihtiva eder ve tedavigerekir. Kanserin yayılımı ve vücuttki tahribatı için ise CT yani Bilgisayarlı Tomografi önerilmektedir.

KANSER TEDAVİSİ 4 TÜR TEDAVİ KULLANILMAKTADIR:

• Cerrahi (kanseri alıp çıkartmak)

• Radyasyon (ışın) tedavisi (yüksek-doz x-ışınları veya diğer yüksek-enerjili ışınlar kullanarak kanser hücrelerinin öldürülmesi): Radyasyon tedavisinde kanser hücrelerini öldürmek ve tümörü küçültmek için x-ışınları veya diğer yüksek-enerjili ışınlar kullanılır.

• Kemoterapi (kanser hücrelerini öldürmek üzere ilaçlar kullanılması): Kemoterapi haplar şeklinde ağız yoluyla ya da iğne aracılığıyla damar veya kaslara verilerek uygulanabilir. Kemoterapi sistemik bir tedavidir, çünkü verilen ilaç kan dolaşımına girerek tüm vücudu dolaşır ve hedef organlardaki kanser hücreleri dışında vücuttaki tüm kanser hücrelerini ya da Sağlıklı hücreleri öldürebilir.

• Alternatif Tıp (Bağışıklık sistemini güçlendirerek, kendi kendini iyileştirmesine fırsat tanımak) bunda en etkili yöntemlerden biride bioenerjidir.

KANSER TEDAVİSİNDE KEMOTERAPİ Vücutta istenmeyen hücrelerin yok edilmesi veya kontrol altına alınması amaçı ile kullanılan ve kelime anlamı ‘ilaçla’ tedavi olan kemoterapiyi, görülme sıklığı giderek artan kanser nedeni ile sık sık duyar olduk.

• Peki kemoterapi, uygulama yöntemleri, yan etkileri ve yan etkilerine karşı alınabilecek önlemler konusunda ne kadar bilgi sahibisiniz ?

Daha önceden kemoterapi almış kişilerden veya yakınlarından dinleyeceğiniz olaylar sizi olumsuz yönde etkileyebilir ve bilinmeyenler sizi korkutabilir. Ancak her insanın kendine özgü, farklı yapısı olduğunu ve kemoterapi sırasında görülebilecek yan etkilerin herkeste aynı şekilde olmayabileceğini veya hiç görülmeyebileceğini unutmayın. 

KEMOTERAPİ NEDİR ?

Kanser hücrelerini tahrip eden kanser ilaçları kullanılarak yapılan tedaviye kemoterapi denir. Bu tedavilerde kullanılan ilaçlara “antikanser” ilaçlar da denir. Kanserin türüne göre kemoterapinin amaçları farklılaşabilir.
• Kanseri tedavi etmek. Kanser hücrelerine ait izler tümüyle ortadan kalktığında kanser tedavi edilmiş sayılır.
• Kanseri kontrol etmek. Genel olarak kanserin yayılımını önlemek ve büyümesini yavaşlatmak, kanserin kontrol altında tutulması olarak kabul edilir.
• Kanserin yol açtığı belirtileri gidermek. Bazı kemoterapi uygulamalarının temel amacı hastanın yaşam niteliğini yükseltebilmek için ağrı ve benzeri belirtileri ortadan kaldırmak ya da hafifletmektir.

KEMOTERAPİ NASIL İŞLEV GÖRÜR ?

Normal hücrelerin gelişimi ve ölmesi kontrol altındaki bir süreçtir. Kanser ortaya çıktığında hasta hücrelerin büyüme, çoğalma ve ölümleri kontrolsüzleşir. Antikanser ilaçlar bu aşamada müdahale eder ve kanserli hücrelerin büyümesi ve çoğalmasını engeller. Bu ilaçlardan sağlıklı hücreler de etkilenebilir. Normalde de hızlı çoğalması gereken hücreler daha çok etkilenir. Ancak bu hücreler kendilerini tedavi sonrası yenileyebilir. Antikanser ilaçlar birlikte kullanıldıklarında tekbaşlarına olduğundan daha etkili olurlar. Buna kombinasyon tedavisi denir. Bazı durumlarda bedenin bağışıklık sistemini, kansere kaşı doğal direncini güçlendirmek için ilaçlar kullanılabilmektedir. Bu tür tedaviye biyolojik tedavi ya da immunoterapi denmektedir. Burada kullanılan ilaçlar kanser hücrelerin tahrip edilmesini sağlayabildiği gibi bedenin tümöre vereceği yanıtın değişmesini de sağlayabilmektedir. Bu tedavi aynı zamanda kemoterapi tarafından tahrip edilen hücrelerin yenilenmesinde de katkı sağlayabilmektedir.

KEMOTERAPİ NERELERDE VERİLİR ?

Kemoterapi farklı bağlı olarak evde, doktorun muayene ortamında ya da hastanede verilebilir. Bu kararın verilmesinde kullanılan ilaç ya da ilaçlar, hastanın genel durumu, hastanın ve hekimin tercihleri etkili olmaktadır.

KEMOTERAPİ HANGİ YOLLARLA VERİLİR ?

Kemoterapi ilaçlarının bedene verilmesi için farklı yollar bulunmaktadır, örneğin, damaryolundan, enjeksiyonla, ağızdan ya da cilt üstüne sürülerek gibi.
PORT İĞNESİ
• Toplardamarlar yoluyla (intravenöz, IV). Kemoretapi çoğunlukla damaryolu verilmektedir. Damaryolu açmak amacıyla geliştirilmiş olan ince bir iğne kullanılmaktadır. Bu iğne ile kollarda dirsek içi bölgede ya da el üstündeki toplardamarlara (venlere) girilir. Bu sırada soğukluk hissi, yanma, ağrı, ciltte kızarıklık boluşması, şişme gibi şikayetlerin ortaya çıkması durumunda hemşire veya doktor haberdar edilmelidir. Damaryolundan ilaç aktarılması için kateterler, portlar ve pompalar gibi farklı biçimlerde farklı amaçlar için geliştirilmiş alet ve yöntemler kullanılabilmektedir.
PORT PAMPASI
• Ağız yoluyla (oral). Kemoterapide kullanılan ve kapsül, hap ya da sıvı biçimlerdeki ilaçlar, diğer ilaçlar gibi ağız yoluyla verilebilir.
 • Enjeksiyon yoluyla. Bazı ilaçlar iğne ve şırınga kullanılarak bedene verilir.
- Kasiçi (intramuküler, IM)
- Ciltaltı (Subkutan, SC)
- Diğer bir yöntem de ilacın doğrudan kanserli dokuya enjekte edilmesidir. (Intralezyonel)
• Haricen, cilt üstüne (Topikal). İlaç cildin üzerine uygulanır.

KEMOTERAPİ SÜRECİNDE HASTA NELER HİSSEDER ?

Kemoterapi almakta olan hastaların çoğu kolay yorulabilen, ancak günlük aktivitelerinin büyük kısmını devam ettirebilen bir durumda hissetmektedir. Her kişi ve her tedavi birbirinden farklıdır, bu nedenle herkes için geçerli tek bir tablonun tanımlanması güçtür. Hastanın genel sağlık durumu, kanserinin türü, yeri, yaygınlığı, yol açtığı belirtiler, kullanılan ilaçlar gibi faktörler hastanın kendini nasıl hissedeceğini etkilemektedir. Bu dönemde hastaların yalnızca hastalıklarının belirti ve bulguları, ilaçların yan etkileri gibi tıbbi sorunlar ile değil, aynı zamanda kanser hastalığına ilişkin toplumda yerleşik önyargılar, yaşam-sağlık ve hastalık kavramlarının anlamları, sosyal destek sistemleri, sağlık ve sosyal güvence sistemleri, çalışma yaşamı ve geçim sorunları, yaykınları, özellikle de çocukları ile de ilgilendiği akılda tutulmalıdır.

HASTA KEMOTERAPİYE NASIL HAZIRLANMALI ?

Tedaviye başlamadan önce hastanın bilmek isteyebileceği tüm konularda bilgilendirilmesi önemli olmaktadır. Kemoterapinin anlamı, nerede ve nasıl uygulanacağı, yan etkileri konusundaki belirsilikler mümkün olduğunca azaltılmalıdır. Bilgilendirme (aydınlatma) eksikliği sanıldığından daha olumsuz etki yaratmakta, hastanın tedaviye uyumunu etkilemektedir. Bilgilendirme bir defalık bir etkinlik değildir: Uygulamanın doğal bir parçası olarak kabul edilmelidir. Hekim eğer bu tür danışmanlık ve destek verme bakımından yeterli zaman ayıramayacak durumda ise, mutlaka kendisi dışında biri destek noktası sağlamalıdır. Bilgilendirme yalnızca hasta için değil, hasta yakınları, özellikle bakımda sorumluluğu bulunan kişiler için de elzemdir. Ayrıca hastanın sağlıklı gıdalarla iyi bir beslenme düzenine sahip olması önemlidir. Gereğinde hastanın beslenme uzmanları ile görüşmesi, birlikte hem ağız tadı bakımından doyurucu hem de kemoterapi sürecini olumlu etkileyebilecek nitelikte bir beslenme programı oluşturulmalıdır.

KEMOTERAPİDE OLASI YAN ETKİLER NELERDİR ?

Kanser hücrelerinin normal hücrelere göre hızlı büyümesi ve çoğalması nedeniyle çoğu antikanser ilaç bu tür özellik taşıyan hücrelerin tahrip edilmesi için geliştirilmiştir. Ancak bazı normal hücrelerde de benzer özellikler bulunmakta, bu hücreler de kanser tedavisinden doğrudan etkilenmektedir. Bu etkilenmeler yan etkileri de doğurmaktadır. Bunun iyi bilinen bir örneği saçlardır, hızlı büyüyen ve çoğalan saçlar kanser tedavisi sürecinde geçici olarak zayıflayabilmektedir. Önemli bir başka örnek de kemik iliği içinde gelişim gösteren kan hücreleridir. Bir başka örnek sindirim sistemindedir: Ağız-yemek borusu-mide-bağırsak hattındaki hücreler kanser tedavisi sürecinden olumsuz yönde etkilenebilmektedir. Bazı kanser ilaçları kalp, böbrekler, mesane, akciğerler ve sinir sistemi organları gibi hayati organlar üzerinde de olumsuz etkiler yaratabilmektedir.

• Halsizlik-bitkinlik. En sık karşılaşılan yen etkidir. Gündelik yaşamda karşılaşılandan daha farklı niteliktedir. Genellikle ani başlangıçlıdır. Bazı hastalar tarafından tükenmişlik-bitmişlik duygusu ile tarif edilmektedir.
• Bulantı-kusma. Kemoterapi alacak hastaların en çok endişe ettiği yan etkiler arasında olan bulantı-kusma, yeni kuşak ilaçlar sayesinde hafiflemiştir. Güçlü bulantı önleyici ilaçlar da sorunun giderilmesine katkıda bulunmaktadır.
• Ağrı. Sinir liflerini etkileyen kemoterapi ilaçlarının bazan ağrıya yol açtıkları bilinmektedir. Bazı durumlarda da kemoterapi sırasında ortaya çıkan ağız yaraları, kas ağrıları benzer yakınmaları yaratmaktadır.
• Saç kaybı (alopesi). Sık karşılaşılan bir yan etkidir. Ancak bütün ilaçlar saç kaybına yol açmaz.
• Kansızlık (anemi). Kemik iliğini baskılayan ilaçlar kansızlığa yol açabilmektedir. Kansızlık belirtileri şunlar olabilir:
Yorgunluk-bitkinlik hissi
Nefes darlığı
Çarpıntı hissetmek
• Merkezi sinir sistemi (MSS) sorunları. Kemoterapi MSS’ni etkilemesi durumlarında bilinç bulanıklıkları ve depresyon gibi sorunlara yol açabilmektedir.
• Enfeksiyon. Kemoterapi süresince beden enfeksiyonlara daha açık hale gelebilmektedir. Bunun önemli bir nedeni de kemik iliğinin baskılanması sonucunda, enfeksiyonlara karşı savaşan akyuvarların sayısındaki azalmadır.
• Pıhtılaşma sorunları. Kanser ilaçlarının kemik iliği üzerindeki baskılayıcı özellik, kanın pıhtılaşmasında önemli bir işlevi olan trombosit hücrelerinin sayısının azalmasına, sonuç olarak da genel bir pıhtılaşma sorununun ortaya çıkmasına yol açabilmektedir. Bunun sonucunda, çok şiddetli durumlarda, herhangi bir yaralanma olmaksızın kendiliğinden kanamalar ortaya çıkabilmektedir. Aşağıdaki yakınmalar bu durumla ilgili olarak ortaya çıkabilir:
- Umulmadık kanmalar
- Cilt altında küçük kırmızı noktacıklar oluşması
- İdrar renginde pembeleşme, kırmızılaşma
- Dışkı renginin siyahlaşması ya da dışkı renginde kan görülmesi
- Diş eti ya da burun kanamaları
- Bir adet döneminden uzun süren vajinal kanamalar
- Baş ağrıları ve görmedeki değişiklikler
- Kol ve bacaklarda sıcaklık ve ağrı hissi
• Kabızlık.
• Kas ve sinir etkilenmeleri. Bazı durumlarda kanser ilaçları sinir lifleri üzerinde etki gösterebilmekte, periferik nöropati denen merkezi sinir sistemi dışındaki sinir yapılarından kaynaklanan sorunlara yol açabilmektedir. Bu durumdaki kişinin bedenin belli bölgelerinde, özellikle el ve/veya ayaklarında karıncalanma, titreme, uyuşukluk, güç kaybı, yanma, ağrı gibi yakınmalar, ayrıca çenede ağrı, mide ağrısı, kabızlık gibi sıkıntılar gözlenebilmektedir.
• Cilt ve tırnak sorunları. Kemoterapinin cildi etkilemesi sonucunda kızarıklık, döküntüler, soyulma, kuruluk, sivilcelenme, güneşe karşı hassasiyet artışı gibi belirtiler ortaya çıkabilmektedir. Bazı ilaçlar ciltte koyulaşmalara yol açabilmektedir. İlaçlar tırnaklar üzerinde de kırılma ve renk değişiklikleri gibi sonuçlara yol açabilmektedir.
• Böbrekler ve mesane ile ilişkili sorunlar. Bazı antikanser ilaçlar mesanede irritasyon ve böbreklerde geçici ya da kalıcı hasar yaratabilmektedir. Bazı ilaçlar idrar renginin ve kokusunun değişmesine yol açmaktadır. Hasta kemoterapi süresince bol su içmelidir. Bu ortaya çıkabilecek bazı sorunları önleyebilir. Gereğinde kemoterapi sürecinde böbrek işlevlerinin izlenmesine karar verilebilmektedir.
• Nezle benzeri belirtiler. Bazı hastalarda kemopterapiyi takip eden günlerde nezle benzeri, zaman zaman ateşin de bulunduğu bir tablo sergileyebilir. Bu tablo gerçekten bir enfeksiyondan kaynaklanmış olabileceği gibi, kanserin kendisinin yarattığı bir durum da olabilir.
• Bedende sıvı hacminin artması. Kemoterapi süresince bedende su tutulumu artabilmektedir. Hasta, özellikle el ve ayaklarda öne çıkan bir şişlik hissedebilir.
• Cinsel organlar üzerindeki etkiler. Kemoterapi bazan (her zaman değil) cinsel organları etkileyebilir.
Erkeklerde: Sperm sayısında ve hareketliliğinde azalma olabilir. Bu sorun geçici ya da kalıcı olabilir. Sertleşme ve bunu sürdürebilmede sorunlar yaşanabilir. Olası bir sorun da, kanser tedavisi döneminde spermin içinde, genetik bilgi saklayan kromozomlarda bir bozulma olmasıdır.
Kadınlarda: Overlerin etkilenmesi durumunda, üretilen hormon miktarında değişiklikler olabilir. Bu da adet dönemlerini etkiler: Düzensizlikler olabileceği gibi, kemoterapi döneminde kesilebilir de. Bu değişiklikler geçici ya da kalıcı olabilmektedir. İnfertilite (doğurganlık kaybı) ve menapoz görülebilir.

Kemoterapi Nedeniyle Görülen Halsizlikte Neler Yapılmalı ?

Kemoterapi sırasında kilo kaybına mani olmak ve inımün sistemini güçlendirmek, enfeksiyonlardan korunmak gerekir. Steril şartlarda hazırlanmış meyve suları hem bağışıklık sisteminizi güçlendirecek hem de halsizliğinize iyi gelecektir.

• 5 Kemoterapi sırasında kan tablonuzun düşmemesi için haftada 1 kez karaciğer ızgara, 1 kez yağsız kırmızı et, her gün 1 çorba kaşığı kara üzüm pekmezi tüketmenizde yarar var.
• C vitamini bağışıklık sistemini güçlendiren en önemli vitaminlerdendir. C vitamininden zengin portakal, kan portakalı, limon, turunç ve mandalinayı bol tüketin. Hatta bunları kabuklarıyla mikserden geçirdikten sonra güveç içinde kaynatın. Karışımı buzdolabında saklayıp her gün 2-3 kaşık yiyin.
• Kemoterapiniz bittikten sonra toksik gıdalardan uzak durun. Tarım ilaçlarının bu hastalığı alevlendirdiği iddia ediliyor. Evinizde böcek ilacı kullanmayın, bulaşık ve çamaşırlarınız için doğal deterjanlar tercih edin.
• Tedavide kullanılan ilaçlar böbreklere toksik olduğu için her gün 2 litre sıvı alın.
• Bulantılar için doktorunuza danışarak bir bulantı ilacı kullanın. Birinden fayda görmezseniz ilacınız değiştirilmeli. Bulantı çoksa doktorunuz 2-3 gün damar yoluyla beslenmenizi uygun görebilir. Zencefil, papatya, tarçın, nane, rezene gibi çaylar hem bulantılarınızı azaltır hem de sindirim şikayetlerinize iyi gelir.
• Beyaz şekerden uzak durun. Günde 1 tatlı kaşığı bal, kara üzüm pekmezi tüketebilirsiniz.
• Kilo kaybınız varsa meyve suyuna ağırlık verin. Ancak meyveleri çok iyi yıkayın.Protein ve karbonhidrat içeren mamalar kullanın. Vücudunuzu güçlendirmek ve tümörü yenmek için portakal, mandalina, nar, ananas ve elma suyunu tercih edin.
• Her gün yarım kilo yoğurt yiyin.
• Haftada 1-2 kez yağsız kuzu ya da dana eti yiyin. Diğer günler balık ve hindi tüketin.
• Destek tedavisi olarak 1-2 grama kadar omega 3, günde 2-3 tane bronıelain (ananas hapı) kullanın.
• Günde 1 çorba kaşığı çörek otu yiyin. Çörek otu bağışıklık sistemini güçlendirir, vücutta mikrop veya tümörle mücadele eden Naturel Killer (NK) hücrelerinin sayılarının artmasını sağlar. Çörek otu yararlı etkilerini gösterebilmesi için öğütülüp toz şeklinde tüketilmeli. Bala, yoğurda karıştırılarak yenebilir.
• Koltuk altı spreyi ve kimyasal kremler kullanmayın. Doğal nemlendiriciler tercih edin. îmmün sisteminizi güçlendirmek için reishi, cordyceps mantarı hapı kullanın,
• Kilo kaybınız varsa omega 3 alın.
• Kemoterapi sırasında greyfurt ve san kantaron otundan uzak durun. Esmer ekmek kabuğu, esmer pirinç ve bulgur pilavını bol tüketin. Zerdeçal bütün kanserlerde tümörün kanlanmasına mani olan bir etkiye sahip. Kanserin damarlanmasının azalması, tümörün büyümesi durduruyor ve metastaz riskini azaltıyor.
• Tedaviniz başarıyla tamamlandıktan sonra ilk 3 sene 3 ayda bir kontrolden geçmeyi ihmal etmeyin. 3 yıl sonra kontrol aralığı 6 ayda bire çıkıyor. 5 yıl sonra kanserin tekrarlama ve vücudun başka organlarına yayılma riski çok düşük. Ancak yine de yılda 1 kez kontrolden geçmeyi ihmal etmeyin.



BU SİTEDEKİ İÇERİK BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR !..
TEDAVİ İÇİN MUHAKKAK DOKTORA BAŞVURMANIZ GEREKMEKTEDİR ...

Kaynaklar : Alıntıdır